Sistematik İnovasyonu hedefleyen “IChamp Gelişim Programı” başlıyor!

İnovasyon projelerinin hayata geçirilmesi konusunda doğru düşünce biçiminin kullanılmasını ve adımların sistematik bir şekilde atılmasını amaçlayan “IChamp Gelişim Programı”, Management Centre Türkiye (MCT) ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM) işbirliğinde 29 Mart tarihinde başlıyor. Şirketlerin inovasyonu bir sisteme oturtmakta sıkıntı yaşadıklarını belirten programın gelişticisi ve yöneticisi Dr. Nir Ben Lavi, “Programa katılanların başka bir danışmanlık almasına gerek kalmayacak. Sistemi şirketlerine entegre ederek inovasyon kültürü oluşturabilecek ve daha verimli projeler gerçekleştirebilecekler” diye konuştu.

Yeni Nesil Endüstriyel Ticaret Platformu
Akıllı Satınama Asistanı
Akıllı Satınama Asistanı
Akıllı Satınama Asistanı
Akıllı Satınama Asistanı

Management Centre Türkiye (MCT) ile Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi (BÜYEM), Türkiye’de inovasyon başarısını arttıracak önemli bir eğitim programını Türkiye’ye getirdi. Tüm dünyada inovasyon projelerinin sağlıklı ve doğru bir şekilde hayata geçirilmesi konusunda doğru düşünce biçiminin kullanılması ve IChamp sertifikasyonu verilmesini amaçlayan “IChamp Gelişim Programı” bu ay başlıyor. Beş modül, eğitim öncesi hazırlık süreci, saha çalışmaları ve koçluk desteklerini içeren dokuz aylık eğitim programı Türkiye’de başarıya ulaşan inovasyon projelerinin sayısını arttırmayı hedefliyor.

“SWOT Analizi” ve “Beyin Fırtınası” faydasız

IChamp Gelişim Programı’nın yaratıcısı ve sistematik inovasyon gurusu Dr. Nir Ben Lavi, yeni fikirler geliştirmek için her zaman kullanılan bir yöntem olan beyin fırtınası ve SWOT analizini faydalı bulmadığını söylüyor. Lavi, yapılan araştırmaların, bir kişinin kendi kendine fikir bulmak için çalıştığında beyin fırtınasından iki kat daha fazla anlamlı fikir bulduğunu gösterdiğini belirtiyor.

“İnovasyon Allah vergisi bir yetenek değil”

İnovasyonun “Allah vergisi bir yetenek” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Nir Ben Lavi, inovasyonunun parayla doğrudan bir bağlantısı olmadığını düşünüyor. ABD, 326 milyonluk nüfusu ve dev fonlarıyla her yıl her 1 milyon kişi başına 432 patent üretiyor. Yaklaşık 80 milyon nüfusu bulunan Türkiye’de yılda 1 milyon kişiye düşen patent sayısı ise sadece 1,4. İsrail örneği, ekonominin ve nüfusun yenilikçilik konusunda bir kıstas olmadığını gösteriyor. İsrail’in 8,5 milyon nüfusu bulunmasına rağmen her yıl 1 milyon nüfus başına 431 patent üretiliyor. Türkiye’nin yıllık gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH) İsrail’in 2,5 katı. Ancak İsrail’in her yıl toplam hasılasından AR-GE’ye ayırdığı oran Türkiye’nin ayırdığı oranın yaklaşık 4 katı. Dr. Nir Ben Levi’ye göre bu farkın nedeni para, sermaye ya da fon değil düşünce biçimi.